31 Ağustos 2015 Pazartesi

Lavanta diyarı Isparta

Fotoğraf tutkusu farklı olanı bulmayı, az bilineni görmeyi kamçılar her zaman. Yine farklılıklar peşinde düştüm yollara. Gülleriyle bilinen Isparta vardı bu seferki rotamda. Hepimizin gülleriyle meşhur bildiği Isparta’nın saklı kalmış bir başka güzelliği olan Lavanta tarlalarını keşfetmek için yollardaydım.

Sosyal medya kanallarını takip ederken bir görüntü dikkatimi çekti. Gelincikler, ayçiçekleri derken lavanta tarlaları ilişti gözüme. Biraz araştırma yapınca Fransa’da ki tarlalar dikkatimi çekti. Fransa’nın güneyindeki Provence bölgesi geniş lavanta tarlalarıyla son yıllarda çok popüler olmuş. Fransızlar işi turizme dökmüş lavanta tarlalarına geziler düzenleyerek ülkeye gelir kazandırıyorlar.

Fransa’daki görüntülere imrenince acaba ülkemizde de böyle Lavanta tarlaları yok mu diye arayışa başladım. Kafaya koymuştum bir kere lavanta tarlası bulacağım diye. Yaptığım araştırma sonuç verdi. Isparta’nın Keçiborlu ilçesinde lavanta tarlalarının olduğunu öğrendim.

Tabi hemen harekete geçtim nasıl gidebilirim? Diye. İnternette yaptığım araştırmada lavanta ve eğridir gölünü de kapsayan tur düzenleyen bir turizm acentesi olduğunu öğrendim. Lavantalar hasat edilmeden tarlaları görme imkânım olacaktı bu bana şimdiden heyecan veriyordu.

Nihayet 7,5 saatlik süren yolculuktan sonra Isparta Keçiborlu ilçesine ulaştık. Lavanta tarlalarını görünce bir kez daha ülkemize hayran kaldım. Ne şanslı bir ülkeyiz diye şükrettim kendi kendime. Araçtan inip hemen kendimi atıverdim tarlalara o mis gibi buram buram kokan lavantalar insanın aklını başından alıyor adeta. Yarım daire şeklinde sıra sıra dizilmiş lavantalar mor rengiyle araziye güzellik katıyordu adeta.

Lavanta 900m. ile 1200m. rakımda yetişiyor. Sulama, gübreleme, budama istemediğinden bakımı ve yetiştirmesi kolay, bu sayede verimliliği yüksek oluyor. Çiçeği kurutularak ya da yağı çıkarılarak pazarlanıyor. Ayrıca bölgede lavanta balı da üretiliyor.

Bölgede gül hasatı sonra erince lavantalar çiçekleniyor. Temmuz ayı lavanta tarlalarını görmek için en uygun zaman. Tarladan bir demet lavanta aldıktan sonra istikametimizi Türkiye’nin 4. Büyük gölü olan Eğridir gölüne çevirdim.

Göller yöresi olarak bilinen Isparta-Burdur illeri arasında arazi yapısından dolayı birçok tektonik göl bulunmaktadır. Eğridir gölü biz fotoğrafçılara her mevsim güzel görüntüler sunar. Göle vardığımızda Altınkum plajı karşıladı ilk önce. Kıyıda ki kumsalda göle girenler ve güneşlenenler vardı. Tatil kasabası görünümündeydi göl kenarı adeta. Tatlı suda yüzme keyfini yaşamak farklı bir deneyim oluyor giderseniz göle girmenizi öneririm. Eğridir gölünün içerisine doğru yan yana duran iki ada (Can ada ve Yeşil ada) birbiriyle sonradan dolgu yapılarak birleştirilmiş. Özellikle yukarıdan bakılınca çok hoş görüntü oluşturuyor. Su ürünleri yönünden zengin bir yapıya sahip olan gölde, balıkçılık da çevre yerleşimler için halen önemli bir geçim kaynağı. Özellikle göl levreğini denemenizi öneririm. Adalar üzerinde restoran, kafe ve çay bahçeleri mevcut. Adaları birbirine bağlayan yol sayesinde araçla da en uç noktasına kadar görme imkânınız oluyor.

Adanın doğa güzelliklerinin yanında tarihi zenginlikleri de bulunuyor. Aya Stefanos Kilisesi bunlardan biri. Tesadüf eseri o gün bu tarihi kilisede Keman-piyano resitali vardı. Genç müzisyenler günümüze daha da keyif kattılar.

Eğirdir Gölü'nün tüm güzelliklerini tepeden izlendiği Akpınar Köyü Yörük Konağı Seyir Terası’nda gölü kuşbakışı çayınızı yudumlarken izlemek harika bir duygu. İnsan saatlerce oturup manzaranın keyfini çıkarmak istiyor. Gölün etrafında dolaştığımızda elma bahçeleri dikkatinizi hemen çekti. Eğridir için Türkiye’nin elma bahçesi dememiz yanlış olmaz sanırım. Gölün hemen hemen tüm etrafında elma bahçeleri bulunuyor. Burada yetişen elmalar başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç edilerek ülkemiz ekonomisine ciddi katkı sağlıyor.

Eğridir gölünde sandal kiralayıp Yeşil ada ve Can ada etrafında gölde tur yapabilirsiniz. Sonbahar aylarında da çok güzel görüntüler oluştuğunu öğrendiğim, Eğridir gölüne hayran kalarak ayrılıyorken tekrar gelmek için kendime söz verdim.

Gül şehri, Lavantalar diyarı, göller yöresi Isparta doğal güzellikleriyle o kadar zengin bir yer ki Davraz kayak merkezi, Salda gölü gibi daha sayamadığım birçok cenneti barındırıyor. Isparta’yı mutlaka gidin, görün ve yaşayın.
 
Gülleriyle meşhur şehrimizin Isparta'nın bilinmeyen bir başka güzelliği Lavanta tarlaları



Lavanta balı da çok meşhur. Sonbahar aylarında temin edilebilir.





Eğridir gölü yüzmek içinde çok ideal. Altınkum plajında şezlong kiralayıp göle girebilirsiniz.



Eğridir'de bulunan Hızırbey cami

Eğridir gölünde tekne kiralayıp gölün keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz.

Geleneksel toprak ve ahşapla yapılan evler zamanın acımasızlığına karşı hala ayakta.




Anadolu'da bolca bulunan Fatmagüller gölün güzelliğine ayrı bir zarafet katmışlar.







Akpınar seyir terasından Eğridir gölünü kuşbakışı izlemek olağanüstü bir keyif.


Tarihi kilisede piyano dinletisi dinleyicilere farklı duygulara sürükledi.

Eğridir gölünün günbatımı meşhurdur. Çekmeden dönmek olmazdı:)




Türkiye'nin elma başkenti olarak bilinir eğridir. Burada yetişen elmalar dünyanın bir çok ülkesine ihraç edilerek ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlanmakta.


 

Hiç yorum yok: